< Ana sayfa 16 Aralık 2020, Çarşamba

Jüpiter-Satürn Kova Burcunda/Büyük Buluşma

Kategori: Yazılar-Makaleler
Paylaş
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google+'ta paylaş Blogger'da paylaş E-posta ile paylaş

Jüpiter-Satürn Kova Burcunda Büyük Buluşma

Uzun süredir beklediğimiz büyük buluşma nihayet gerçekleşiyor.
Bu ikilinin hizalanması ve bunun bir burcun ilk derecesinde olması çok manidar. Herkesin yaşamında ve toplumların realitelerinde bazı değişikliklerin yaşanacağını, yeni bir dönemin, döngünün başlayacağını işaret ediyor gökyüzü.
Jüpiter 29 Aralık 2021, Satürn de 7 Mart 2023 e kadar bu burçta seyredecek. 
Satürn Kova burcu geçişini tamamladıktan hemen sonra 23 Mart 2023 de yerini Kova burcunda seyretmeye başlayacak olan Plüton’a bırakacak.
İşte asıl hikaye de burada başlayacak!
Yani bu önemli buluşma ile birlikte, dönüşümün ancak zemini hazırlanıyor diyelim 2021 ve 2022 de. 
Madem bir şeyler yeniden ve mecburen inşa edilecek. Temelleri her şeye rağmen çok sağlam atmamız gereken zamanlardan geçiyoruz. 
Pek çok transit önemli olay eşliğinde tetik zamanları yaşanacak.
Velhasıl yeni bir dönem ve toplumsal dönüşümler, yapılanmalar dediğimiz şey adım adım ilerleyecek. Uzun vadeye yayılı bir şekilde sebep ve sonuçları görme, anlama, idrak etme şansımız olacak.

Jüpiter ve Satürn Kova burcunda iken ana gündem maddeleri şöyle olacak:
Gruplar, ortak hedef ve idealler, ortak gelecek planları, bütüne fayda sunan şeyler, bütünsel açıdan maddi manevi açıdan bütünsel ve toplumsal sağlığa hizmet edecek eylemler
Teknoloji, bilgi, bilimsellik ve gelişimi hedefleyen şeyler
Sosyal ve toplumsal konular
İnsana ve insanlığa dair olan her şey
Adalet, demokrasi, hak, hukuk adına yapılan geliştirici olan şeyler
Hümanist bakış açısı ile bütünün ortak paydasına ve faydasına dair yapılacak yenilikler
Devrim niteliğinde olan ve yaşamın daha bilgiyle organize edilmesine vesile olacak buluşlar, yenilikler
Uzay, astronomi, havacılık, havayolları, teknik, mekanik, internet, dijital v.b. bağlantılı olan gündem maddeleri
İdealist bakış açısına hizmet eden hareketler...

Evet konu ortak ama bu iki gezegenin doğuracağı ihtiyaçlar, oluşturacağı ortamlar, tetikleyeceği gelişmeler çok da benzer değil aslında. Bu farklı temaları ortaklaştıracağımız hikayelerde neler var peki?
•Jüpiter ve Satürn birlikteliği ile birlikte kendi içimizdeki engellerin, kısıtlamaların ve aynı zamanda dış şartlar ve içinde bulunduğumuz toplum ile alakalı kısıtlamaların karşımıza dikilmesine, ayan beyan görünür olmasına vesile olacak.
•Yaşam alanımızı, potansiyelleri, faaliyet konularımızı genişletmek için gereken şeyin yani bunlardan kurtulmanın ihtiyacı görünür biçimde artacak.
•Bu sınırlardan, sınırlamalardan kurtulmanın olmazsa olmaz bir gereklilik olduğunu düşünenler bolca olacak.
•Kendi sınırlarımızı fark edeceğiz.
•Kendi korkularımızla yüzleşeceğiz.
•Kendi kalıplarımızı anlayacağız.
•Bize konulan sınırları, bizi korkutan ve bu sebeple hareketsizliğimizi sağlayan kişi ve ortamları, kalıplarımızın neye ve kime dayandığını fark edip hapislik hislerimizle yüzleşeceğiz.
•Bir kısmımız da tüm gelişim süreçlerini, yapılandırma aşamalarını, yeni bir düzen kurma ve gelişimi yaratma adımlarını, bu sınırları çok net ve keskin olarak belirlenmiş alanların içinde de yapabileceğini düşünecek. Ve bu şekilde harekete geçmenin yollarını bulacak.
•Her durumda artık, bir şeylerin eski haliyle, alışılmış, kalıplaşmış düzene dayanarak devam edemeyeceğini göreceğiz.
•Ya görüp kabul edeceğiz ve kendi yaşamımızda kendi inisiyatifimiz ile kendi devrimimizi yaratacağız.
•Ya da bu devrim bize rağmen, bize karşı, bizi dönüştürmeye hizmet edecek şekilde yüksek tansiyon eşliğinde yaşanacak.
 
•Hangisini, hangi yolları seçeceğimiz tamamen bizim yapısal özelliklerimiz, karakterimiz, mizacımız ile alakalı olacak.
•Yaşamın bizi getirdiği nokta da tabi ki bu aşamada yolun düzlük, patika, taşlı, engebeli veya dik yokuş olmasına zemin oluşturacak.
•Yani olanın, olmayanın, yoranın, akışta olanın yaratıcısı günümüzden ziyade öncesinde yani bugünlere gelene kadar ne yaptığımızla, kendimizde neleri değiştirdiğimizle alakalı birebir bağlantısı olacak.
•Aynı şey bireyselin ötesinde sosyal alanlarımızda ve içinde bulunduğumuz toplumda gelişen ihtiyaçları ne şekilde doyurabildiğimiz, ne aşamalara geldiğimiz ile alakalı olacak.
 
***Bir de her iki gezegenin de ortak konuları var ki illaki gündemin ana başlıkları olacak.
•Bilgi, eğitim ve para düzenleri.
•Yani eğitimin kodları ve para piyasalarının dinamikleri, ekonomik parametreler yeniden yazılacak.
•Parayı ve ekonomiyi eşitlik ilkesine göre yöneten organizasyonlar, emeğin karşılığını almaya yönelik kurulan düzenler şekillenecek. O zaman bunların olmadığı alanlarda da seslerin yükselmesine şahitlik edeceğiz. Toplumsal hareketler artacak. Sokaklar bu tepkilerin sahnesi olacak. Ekonomik çatlaklar sosyal, toplumsal alanlarda tepkilerin de büyümesine vesile olacak. Toplumsal birliği yaratamayan coğrafyalar bu ayrışmanın bedellerini ödeyecek. Ya da bu birliğe hizmet edecek nitelikte bazı olaylar baş gösterecek. 

Gelişime, yeni olana, geleceğe hizmet edecek niteliktekine kendini açanlar, bütünün faydasını gözetebilenler, değişim ihtiyaçlarını reddetmek yerine görüp kabul edenler 1-0 önde olacak.
Ülkeler ve coğrafyalar açısından da insanlık adına, hak, hukuk ve adalet adına, bütünsel iyilik adına kurulmuş düzenler bu yeni dönemde daha rahat yol alacak.
Adaletsizliği normalleştirmiş, kayırmacı, katı, otoriter, dejenere, toplum bilincinden, vicdani sorumluluklardan, herkese fayda sağlama hedefinden uzaklaşmış toplumlar ve coğrafyalar, yapılar ise en yoğun deprem etkisini yaşayacak. ☹
İş dünyası ve yönetsel organizasyonlarda da ekip ruhunu, ülkü ve hedef birliklerini yaratmaya hizmet edecek değişimler yaşanacak. 
Bu süreçte tüm yukarıda bahsettiğim konulara karşı başına buyruk, asi ve isyankar şekilde diklenerek durmak da huzursuzluk halini iyice körükleyecek.
Yani tepkisel değil de aksiyonel olmak gerekecek.
Yıllardır iğne oyası işler gibi kurduğunuz düzenlerden kopmak zorunda kalmanın kaygısını bolca yaşayacak içimizden bazıları.
Ya da belki de yıllar içinde ağdalaşmış biçimde üstlendiğiniz veya katlandığınız sorumluluklar, ağır gelen yükler, görev haline gelmiş ve bir şekilde yapmasanız olmaz diyeceğimiz, böyle gelmiş böyle de gidiyor, baştan böyle kuruldu dediğiniz her şeyden uzaklaşmak, özgürleşmek gereği ya da ihtiyacı doğacak. 
Hareketin, aksiyonun, değişimin heyecanı, kaygısı, korkusu, özgür kaldığında ne yapması gerektiğini unutacak kadar kalıplar içinde yaşayan insanları-toplumları sarsacak.

Bazı hayatlarda ayrılıklar yaşanacak. 
İşten, aileden, eşten, yerleşik düzenlerden.
Bu durum bazılarına yaşarken ya da uzaktan başkalarını seyrederken felaket senaryoları şeklinde görünecek. 
Olayın yıkmak değil de yeni ve daha işe yarar, herkese hizmet eden düzenler inşa etmek olduğunu anlamak ve buna göre hareket etmek önemli olacak.
Zaten bozuk, sallanan, eğreti duran düzenler çok etkilenecek.
Yıkılmayacakmış gibi duran ancak artık yeni bir rota çizilmesi elzem olan alanlar daha da çok etkilenecek.
Hayatınızda gerçekten yolunda giden şeyler çoğunlukta ve siz zaten bu değişim, yenilik ve özgürleşme ihtiyaçlarını zaman içinde görüp icraatları da yaptıysanız o zaman bu süreç sizin direnç ya da kaygı yaşamayacağınız biçimde şekillenecek.
Her zaman olduğu gibi şimdiye kadar neler yaptığımız önümüzdeki sürecin detaylarını belirleyecek.

Jüpiter ve Satürn’ün 31 Ekim 2040 da Terazi burcunda gerçekleşecek bir sonraki kavuşumuna kadar sürecek olan bu yeni dönem pek çok ezberleri bozacak. Uzun soluklu bir süreç başlıyor. Tabi ki pek çok tetiklenme zamanları da yaşanacak yıllar içinde. Ama öncelikle hatırlamamız gereken şey, Plüton Kova burcuna geçmeden önce Jüpiter ve Satürn ile birlikte gereken şartların, ortamın ve ana arterlerin hazırlanacağı bir döneme girdiğimizdir.
Yeni şeyler keşfetmek için de, birlik ve bütünlüğü sağlayıp toplumsal eşitliği yaratmak için de, eğitim ve maddesel dünyaya dair bu merkezde reformlar yapabilmek konusunda da cesur olmamız gereken, cesur yüreklerin ön saflarda yer alacağı bu dönem güzellikler getirsin umarım...
Birlikte hareket edebilen, ayrıştırmalara müsaade etmeyen, aklı ve bilgiyi birleştirip çoğaltabilen, geniş ve esnek bakabilen, ikilik tuzaklarına düşmeyen toplumlar açısından gerçekten de yükseliş dönemi olacak. Bu yola girmekte zorlanan ya da bütünleşme noktasından çok uzaklaşmış coğrafyalarda ise her şeye rağmen devrim niteliğinde dönüşümler illa ki gelecek.
Bu transitlerin hem bireysel hem de toplumsal yaşamlarımızda güzelliklere ve hayırlara vesile olmasını gönülden dilerim. 
💚💚💚

Dr. Samiye Özbaş Soysal


Güneş Tutulması
http://www.astrokarmik.com/yazilar-makaleler/yay-burcunda-sifaya-hizmet-eden-gunes-tutulmasi

Astrolojik danışmanlık talepleriniz için
http://www.astrokarmik.com/astrolojik-danismanlik-icin

Regresyon Danışmanlığı talepleriniz için…
http://www.astrokarmik.com/karma-kosesi/regresyon-danismanligi

© Astrokarmik. Tüm hakları Dr. Samiye Özbaş Soysal’a aittir. Hiçbir şekilde izin almadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
 
Arama kutusu


AstroKarmik

Dr.Samiye Özbaş Soysal
Dr.Samiye Özbaş Soysal

Hakkımda Astrolojik Danışmanlık için İletişim
Beni sosyal medyada Facebook ve Twitter’dan da takip edebilirsiniz.
Haftanın gökyüzü olayları

Regresyon için...

Canan Soysal

0551907 20 72

 

 
Ayın sözü
 
Öneri kitap
Ruhsal Büyüme

Bu kitap, kim olduğunuz, neden burada bulunduğunuz, buraya ne yapmaya geldiğiniz hakkında çok şey bilmeyi isteyenlere ruhsal büyüme yolunda bir sonraki adımı sunmaktadır. 

SANAYA ROMAN

 
Günün Melek Kartı
Numeroloji